akort

-du 法́ is.
1. 乐́ 调音: \akort anahtarı 调音器, 调谐器 \akort bobini 调谐线圈 \akort düzeni 调谐装置
2. 和谐, 协调一致, 和睦融洽
◇ \akort bozukluğu 失谐 -i \akort etmek (或 yapmak) 1) 调弦, 调音, 调谐 2) 俚́ 收拾, 殴打, 教训: Geç buraya! Anam avradım olsun akort ederim seni. 你过来!我要是不揍扁了你我就不是人!\akortu bozuk 音不准的, 音调不正的, 音调不合的; 不协调的, 不和睦融洽的 \akortu bozulmak 音不准, 音调不正, 音调不合; 不协调, 不和睦融洽
II
is. 协议, 协约, 协定; 承包; 承包工资, 按协议计酬: \akort ücreti 承包的报酬, 按承包合同计酬, 按协议付给的报酬; 计件工资
◇ \akort usulü ile çalışmak 按协议(合同)进行工作, 以承包方式干活

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • akort — is., du, müz., Fr. accord 1) Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılan ayar, düzen 2) müz. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi 3) mec. Uyum Birleşik Sözler akordu bozuk Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akort etmek (veya yapmak) — çalgıların seslerini ayarlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Müyorbir — had been established by its 51 founder members under the 42nd section of the Intellectual and Artistic Works Law numbered 5846 as a Neighboring Rights Collecting Society. MÜYORBİR was founded in 2000 and became a legal entity through Republic of… …   Wikipedia

  • akortlamak — i Akort etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akortlu — sf. Akordu olan, akort edilmiş …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akortsuz — sf. 1) Akordu olmayan, akort edilmemiş 2) mec. Birbirini tutmayan, uyumsuz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • arpej — is., müz., Fr. arpège Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başakortçu — is. Müzik aletlerini akort edenlerin başı Muhatabımız Silezya erganun fabrikasının başakortçularından biri imiş. R. E. Ünaydın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • düzen — is. 1) Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem 2) Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması 3) Yerleştirme, tertip Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • düzenlemek — i 1) Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek Odasını düzenledi. 2) Yapmak, hazırlamak Merdivenleri, masaları gayet hantal, battal şeyler. Bodrumun ışığını da buna göre düzenlemişler. B. R. Eyuboğlu 3) müz. Düzenleme yapmak 4)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kaba düzen — is. 1) Şöyle böyle, üstünkörü yapılan iş 2) müz. Çalgıları pes seslere akort etme işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.